Tejaca.darkbb.com

İnternet Dünyasının En Seviyeli En Kaliteli Forum Sayfası
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Similar topics
    Radyo Tejaca.FM
    EN SON MESAJLAR
    Konu Yazan GöndermeTarihi
    C.tesi Ekim 07, 2017 8:13 am
    C.tesi Ekim 07, 2017 7:37 am
    Ptsi Mart 19, 2012 9:29 am
    Cuma Kas. 25, 2011 5:42 am
    Paz Eyl. 25, 2011 2:35 am
    C.tesi Haz. 11, 2011 1:46 pm
    C.tesi Haz. 11, 2011 12:44 pm
    C.tesi Haz. 11, 2011 12:21 pm
    Cuma Mayıs 27, 2011 12:14 pm
    Cuma Mayıs 06, 2011 4:46 am
    En iyi yollayıcılar
    TEJA
     
    Kralicem
     
    S3rserii
     
    voyagerm
     
    By_SeRSeRi
     
    Amon-Ra
     
    SABRİ
     
    DaRLiNG
     
    kurtCHEbe
     
    torex
     

    Paylaş | 
     

     Caglari asan olumsuz bir diyalog

    Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Amon-Ra
    Üye
    Üye


    Erkek
    Mesaj Sayısı : 151
    Yaş : 32
    Tecrübe :
    0 / 1000 / 100

    Madalyalar :
    Rep :
    100 / 100100 / 100


    MesajKonu: Caglari asan olumsuz bir diyalog   Salı Mayıs 05, 2009 2:29 pm

    DOC.DR.NİHAT HATİPOĞLU

    Çağları aşan
    ölümsüz bir diyalog


    BUGÜNKÜ yazımızda Abbasi
    Devleti halifesi olan Harun Reşid ile devrinin büyük mana insanı Fudayl
    arasındaki müthiş diyaloğa yer vermek istiyoruz.

    Dilerim ki
    siyasetçimizden idare edenimize, zenginimizden álimimize, hatta vatandaşımıza
    güzel bir örnek olur.

    Fadl bin Rabi der ki: Müminlerin emiri Harun Reşid
    haccedip bana geldi. Ben koşarak onu karşıladım ve şöyle dedim:

    - Ey
    müminlerin emiri! Haber gönderseydiniz ben huzurunuza gelirdim.

    Bana şu
    cevabı verdi:

    - Yazık sana; seni ayıpladım. Neden ayağıma koştun? Bana
    bir adam bul, bazı soracaklarım var.

    - Şurada Fudayl bin İyaz var,
    dedim.

    Emir-ül müminin gidelim deyince, hemen eve geldik. Dışardan baktık
    ki Fudayl ayakta dua ediyor ve bir ayeti devamlı tekrar edip duruyor. Harun
    Reşid kapıyı çalmamı isteyince, hemen kapıyı çaldım. İçerden ses geldi:

    -
    Kim o?

    - Aç kapıyı, dedim. Dışarıda emir-ül müminin var.

    - Emir-ül
    mümininle işim yok benim.

    - Sen amire itaat etmez misin?

    Fudayl,
    "Niçin zor kullanmaya mecbur ediyorsun" dedi ve aşağıya inip kapıyı açtı. Sonra
    da odaya çıkarak ışığı söndürdü ve evin bir köşesine çekildi. Biz de içeri
    girdik. İçerisi karanlık olduğu için ancak el yordamıyla kendimize yol bulmaya
    çalışıyorduk. Harun Reşid’in eli, benden önce Fudayl’ı buldu. Fudayl hemen şu
    sözü söyledi:

    - Bu yumuşak el, yarın Allah’ın azabından kurtulabilecek
    mi?

    Halife ona dedi ki:

    - Sana getirdiğimiz şeyi al; Allah sana
    merhamet etsin.

    Fudayl şu cevabı verdi:

    - Ömer bin Abdülaziz
    hilafet yükünü üzerine aldığı zaman devrindeki álimleri çağırıp şöyle dedi: "Ben
    bu belayı omzuma almış bulunuyorum. Sizler bana yol gösteriniz." Devlet
    başkanlığını bir bela, bir yük kabul etmişti. Halbuki sen ve arkadaşların onu
    bir nimet ve bir devlet telakki ettiniz. O gün álimler ona şöyle dediler: "Eğer
    yarın Allah’ın azabından kurtulayım diyorsan, kendin için istediğin şeyi bütün
    Müslümanlar için de iste ve kendin için arzu etmediğin şeyi başkaları için arzu
    etme."

    Ben de sana şunları söylüyorum: "Ben, ayakların yalpalayıp kaydığı
    o dehşetli günden, senin hesabına çok korkuyorum. Allah (C.C) sana acısın! Sen,
    Ömer bin Abdülaziz gibi yol göstericiler bulabiliyor musun?"

    Bu sözler
    üzerine Harun sarsıla sarsıla ağlamaya başladı ve biraz sonra da kendinden
    geçti. Fudayl’a dedim ki:

    - Müminlerin emirine biraz acımaz
    mısın?

    Şu cevabı verdi:

    - Ey ibni Ümm-i Rebi! Sen ve senin gibiler
    onun kalbini öldürüyorsunuz, ben ona acıyayım öyle mi?

    Harun bir müddet
    sonra ayıldı ve şunları söyledi:

    - Allah sana merhamet etsin, ne olur
    biraz daha söyle.

    - Ey müminlerin emiri! Duydum ki Ömer bin Abdülaziz’in
    valilerinden biri, halifeye şikáyet edilir. Ömer, ona şu kısa mektubu yazar:"Ey
    kardeşim; cehennem ehlinin ebedi ateşe kalmakla beraber ebedi uykusuz kalmaya da
    mahkûm olduklarını sana hatırlatırım. Allah huzurundan kovulmaktan sakın; zira
    bu kovulmak, her şeyin sonu ve bütün ümitlerin suya düşmesi demek
    olur."

    Vali mektubu okuyunca, dağ-bayır aşarak Ömer bin Abdülaziz’in
    huzuruna gelir. Halife ona, niye geldiğini sorar. O da, "Mektubun kalbimi
    paramparça etti, artık Allah’a kavuşuncaya kadar asla tekrar valiliğe
    dönmeyeceğim" cevabını verir.

    Harun tekrar şiddetle ağlamaya başlar ve
    yalvarırcasına:

    - Ne olur biraz daha söyle, Allah, sana merhametini
    lütfeylesin.

    Fudayl şöyle konuşur:

    - Ey güzel yüzlü! Hiç şüphe yok
    ki Allah, kıyamet gününde seni şu insanlardan soracaktır. Şayet bu güzel yüzü,
    cehennemden korumaya gücün yeterse onu koru! İdare ettiğin halkından herhangi
    biri için sabah veya akşam kalbinde en ufak bir kin veya nefret bulundurmamaya
    çalış, zira Allah’ın Resulü şöyle buyurmuştur: "Her kim idare ettiği halkına
    kindar olarak sabahlarsa cennet kokusu alamaz."

    Harun tekrar ağlamaya
    başladı. Sonra Fudayl’a sordu:

    - Borcun var mı?

    - Evet! Rabbime
    borcum var; bundan dolayı da beni hesaba çekecek. Vah bana ki benden hesap
    soracak. Vah bana ki bütün delillerimi aklımdan çıkaracak. Vah bana ki benimle
    münakaşa edecek.

    - Ben kullara olan borcundan bahsediyorum.

    -
    Allah bana bunu emretmedi. O, bana, sadece kendisinin birliğini kabul edip
    emirlerine itaat etmemi emretti.

    - İşte sana 1000 dinar. Al bunu, ailenin
    ihtiyaçları için harcarsın. Bununla ibadetini daha kuvvetlendirirsin.

    -
    Ben seni kurtuluş yoluna götürmek istiyorum, sen ise maddi şeylerle beni
    mükáfatlandırmak istiyorsun. Paranı al ve git.

    Dışarı çıktık, Harun Reşid
    bana döndü ve dedi ki:

    - Beni bir adama götürmek istediğinde işte böyle
    adamlara götür.

    Çünkü o gün Fudayl bir tek dinara bile
    muhtaçtı.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    By_SeRSeRi
    Moderatör
    Moderatör
    avatar

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 157
    Nerden : Yağmur Sonrası Toprak Kokusu...
    Lakap : By_SeRSeRi
    Tecrübe :
    0 / 1000 / 100

    Madalyalar :
    Rep :
    100 / 100100 / 100


    MesajKonu: Geri: Caglari asan olumsuz bir diyalog   Salı Ağus. 31, 2010 2:13 am

    Süper. Her iftar ve sahurda dinliyorum. Gerçekten değerli bir insan..
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
     
    Caglari asan olumsuz bir diyalog
    Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » Kaygı ve Endişeden Kurtulmanın Yolları ...

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Tejaca.darkbb.com :: Manevi Diyarımız Din :: Dini Hikayeler-
    Buraya geçin:  
    Tüm Hakları Saklıdır. © 2008 Tejaca.darkbb.com - Designer TEJA
    Yeni bir forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Yetkinblog