Tejaca.darkbb.com

İnternet Dünyasının En Seviyeli En Kaliteli Forum Sayfası
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Mahşerde Hazreti Peygamber'in şefaati

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Amon-Ra
Üye
Üye


Erkek
Mesaj Sayısı : 151
Yaş : 31
Tecrübe :
0 / 1000 / 100

Madalyalar :
Rep :
100 / 100100 / 100


MesajKonu: Mahşerde Hazreti Peygamber'in şefaati   Salı Mayıs 05, 2009 2:20 pm

13 Şubat
2009 Hürriyet Gazetesindeki Makale-DOC.DR.NİHAT HATİPOĞLU








Mahşerde Hazreti Peygamber’in şefaati

MAHŞER álemi,
herkesin mezarlarından çıkıp hesaba çekileceği álemin adıdır. Buna ahiret álemi
diyoruz. Orada hesap vardır. Herkes dünyada yaptığının bedelini ödeyecek. Hiçbir
şey gizli kalmayacak. Mahşer yerinin büyüklüğünü, ihtişamını, dehşetini,
zorluğunu ve oradaki insanların çaresizliğini anlatmak çok zordur.

Mahşer
günü, dünyamızın günleriyle kıyaslanamaz. Saatlerle ifade edilemez. Nitelik ve
niceliğini ancak yüce Allah bilir. Söylenecek her söz, yapılacak her tanımlama
yetersiz kalacaktır. Dehşeti tarif etmekten uzak olacaktır.

Orada sorgu
var. Sorgu esnasında diller kilitlenecek, organlar konuşacak. Zalim zulmünden
pişman olacak. Ama bu faydasız bir pişmanlık olacak.

Orayı hasret
kapsayacak. Dostlar birbirinden kaçacaklar. Allah için kurulan dostluklar hariç,
dostlukların, arkadaşlıkların hiçbir faydası olmayacak o gün.

* *
*

Orada terazi kurulacak. Sevap ve günahların tartılacağı terazi. Bu
dünyanın terazilerine benzemeyen bir terazi. "Teraziden maksat adalet midir?"
Belki tartışılır ama orada bir terazinin olacağı kesindir. Orada sırat köprüsü
kurulacak. Altından cehennem kaynayan sırat.

Amel defterleri dağıtılacak
o gün. Defterler, iyilik ve günahların sicilini anlatır. Hafıza kaybına
uğrayanlar o gün hatırladıklarında mutlu olmayacaklar. Dönmek isteseler
dönemeyecekler. Bağırsalar duyulmayacak. Çaresizlik ve pişmanlık kasıp
kavuracak.

İşte o dehşetli günün ümit parıltısı, Hz. Peygamber’in şefaati
olacaktır. Sevgili Peygamberimiz, mahşer áleminin ateşini dindiren bir rahmet
olacaktır o gün.

Bütün müminlerin yöneldiği bir pusula olacaktır. Yüce
Rabb’imizin müsaade ettiği noktaya kadar şefaat yetkisini kullanacak ve
insanların kademe kademe kurtuluşunda aracı olacaktır. Aslında kendisi, "Umulur
ki Rabb’in seni makam-ı mahmuda (övülmüş makama) yükseltir" (İsra, 73) ayetinin
kendisine verilecek şefaate işaret olduğunu şefaatle bildirmişti.

Her
peygambere dünya hayatında reddedilmez bir dua imkánı verilmiştir. Ve her
peygamber bunu dünyada kullanmıştır. O ise bunu ahirete saklamıştır. İnananlara
şefaat olarak.

İşte size peygamberimizin şefaatini anlatan o salih
hadislerden birisi: "Kıyamet günü olunca insanlar birbirlerine karışırlar. Hz.
Adem’e (AS) gelirler. Ona, ’Bize Rabb’inin katında şefaatçi ol’ derler. Adem,
’Ben bu konumda biri değilim, siz İbrahim’e gidin. O Rahman’ın yakın dostudur’
der.

İbrahim’e (AS) gelirler. O da, ’Ben bu konumda biri değilim, siz
Musa’ya gidin, o Allah’la konuşandır’ der.

Musa’ya (AS) gelirler. O da,
’Ben bu konumda biri değilim, siz İsa’ya gidin. O Allah’ın ruhu ve kelimesidir’
der.

İsa’ya (AS) gelirler. O da, ’Ben bu konumda biri değilim, siz
Muhammed’e (SAV) gidin’ der.

Bana gelirler. Ben, ’Ben bu konumdayım’
derim. Ve Rabb’imin huzuruna çıkmak üzere izin isterim. İzin verilir. Bu esnada
bana şu anda bilmediğim bazı hamd sözleri ilham olunur. Bunlarla Rabb’ime hamd
ederim. O’na secdeye varırım.

’Kalk ey Muhammed! Konuş, dinleneceksin;
istediğin verilecektir; şefaatçi ol, şefaatin kabul edilecektir’ denilir. Ben
de, ’Ey Rabb’im! Ümmetim, ümmetimi istiyorum!’ derim.

Allahu Azze ve
Celle, ’Haydi git, kalbinde bir arpa tanesi ağırlığınca iman olan herkesi
ateşten çıkar’ buyurur. Ben de bunun üzerine giderim ve bildirileni yaparım.
Sonra tekrar döner, aynı övgü sözleriyle O’na hamd ederim. Sonra secdeye
kapanırım.

* * *

’Kalk ey Muhammed! Konuş, dinleneceksin; iste,
istediğin verilecektir; şefaatçi ol, şefaatin kabul edilecektir’ denilir. Ben
de, ’Ey Rabb’im! Ümmetim, ümmetim!’ derim.

Allahu Teala, ’Haydi git,
kalbinde zerre miktarınca ya da hardal tanesi büyüklüğünce iman bulunan herkesi
ateşten çıkar’ buyurur. Ben de bunun üzerine giderim ve bildirileni yaparım.
Sonra tekrar döner, aynı övgü sözleriyle O’na hamd ederim, sonra secdeye
kapanırım.

Allahu Azze ve Celle, ’Kalk ey Muhammed! Konuş, dinleneceksin;
iste, verilecektir; şefaatçi ol, şefaatin kabul edilecektir’ buyurur. Ben, ’Ey
Rabb’im! Ümmetim! Ümmetimi istiyorum’ derim.

Allah (CC), ’Haydi git,
kalbinde hardal tanesinden çok az miktarda iman olan herkesi çıkar, onları
ateşten çıkar’ buyurur. Ben de gider bunu yaparım."

Yüce Rabb’imizden bu
şefaati hak etmeyi temenni edelim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Mahşerde Hazreti Peygamber'in şefaati
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hz.Hamza'nın Ciğerini Yiyen Kadın Nasıl Sahabi Oldu
» MAHŞER-i CÜMBÜŞ Ü TANIYALIM ( FULL KADRO )

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Tejaca.darkbb.com :: Manevi Diyarımız Din :: Dini Bilgiler-
Buraya geçin:  
Tüm Hakları Saklıdır. © 2008 Tejaca.darkbb.com - Designer TEJA
forum kurmak | Kültür ve sosyete | Başka | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog