'BÜTÜN DÜNYANIN TANIMASINI İSTERDİM'
Tabana dayalı, halka dayalı bir insan olduğunu belirterek, balon gibi medya tarafından şişirilerek bu noktaya gelmediğini anımsatıp, Kemal Sunal'ı sakınıp sakladığını söylüyordu: ''Beni sevenler filmlerimi görüyor işte. Başka neyimi görecek? Ben Kemal Sunal'ı koruyorum. Beni hiç ilgilendirmiyor bu medya, ben kendimi saklayıp ne kaybediyorum, onların tezini çürütüyorum. Medyada gözükmeden bu kadar popüler olan bir kişi daha yok.
Kemal Sunal bir trade-mark artık. Çok kolay Kemal Sunal yetişmiyor. Onu hepimizin koruması lazım diye düşünüyorum.'' Yaşamında eksik kalan, hep istediği tek şey dünyaya açılmak, Hollywood'da oynamaktı: ''Bizim sinemamız açılamadığı için biz de burada kaldık. Ben bugün İtalyan olsam bütün dünya tanırdı beni. Bugün git Çin Seddi'ne kadar, bütün İpek Yolu Kemal Sunal'ı tanıyor. İpek Yolu'ndan Balkanlar'a kadar tanıyorlar beni. Arabayla Avrupa'ya gittiğimde Yugoslavya sınırında karşılıyorlar ve köylerine kadar korna sesleriyle uğurluyorlar. Düğün alayı gibi gidiyoruz. Hollywood neden olmasın?
Türklerin yaşadığı her yerde tanıyorlar ama ben bütün dünyanın tanımasını isterdim. Benden çok üstün tarafları yok dünyadaki komedyenlerin. Bu surat Türkiye'de geçiyorsa dünyada da geçer. Mesela Moskova Festivali'nde Kapıcılar Kralı oynadı, buradaki reaksiyonun aynını aldı. Ama açılamadı bizim sinemamız. Zaten tek kurtuluşu da budur, dünyaya açılırsa kurtulur.'' Halkın kendisini bu denli sevmesinin nedenini, ısrarla sosyologların araştırması gerektiğini belirtiyordu: ''En önemlisi güldürebiliyorum. Bu ekonomik ezilmişliğin altında onları güldürebiliyorsam, bundan daha büyük mutluluk düşünülmez bana göre.'' 'Halkın terapisti' olduğunu vurguluyordu: ''İşte bunun için 'iktidarlar sayemde ayakta duruyorlar' diyorum. Halk beni kendinden biri buluyor. Kasıntı oyuncular gibi uzaktan seyretmiyor. Elliyor, kokluyor, bakıyor.'' TV'deki filmleri rating rekoru kırınca aydınların kendisini kutladığını da anlatan Sunal, Türkiye'de halkın neyin olup bittiğini çok iyi anladığını, dünyanın her ülkesinde insanların çocuksu bir yanı olduğunu vurguluyordu.
Politikayı iyi biliyor ve seviyordu. Kalbinde 'liderlik' vardı. ''Halkın nabzını tutabilirim diye düşünüyorum. Çok iyi değiştirebilirim, çok çalışkan biri olarak çok iş yapabilirim. Sabırlı bir insanım. Sabırla beklemesini bilirim. Politika için bunlar şart.'' Gençlere güvenen sanatçı, politikacı olarak Türkiye'nin gençleşmesini istiyordu: ''Türkiye'nin neden 40 yaşında başbakanı olmasın? Neden reisicumhur olmayayım şu yaşımda?''
Türk sinemasının ünlü oyuncusu Kemal Sunal, Ali Özgentürk 'ün yeni filmi 'Balalayka' da rol almak üzere Trabzon'a gitmek üzereyken geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi. (3 Temmuz 2000)
Rötarlı uçağa biner binmez rahatsızlanan Sunal, ambulansla International Hospital Hastanesi'ne kaldırıldı, ancak kurtarılamadı.
Ardından Neler Dediler?
TÜRKÂN ŞORAY : İnanılmaz, çok büyük bir acı. Gülüşü, sinemamız var olduğu sürece unutulmaz karelerinin en başında yer alacak bana göre. Bu ölüm herkesi çok etkilediği gibi beni de çok etkiledi. Ben de herkes gibi çok yakın bir dostumu kaybetmiş sayıyorum kendimi. Kaderin acı cilvesi ki, yine mesleği gereği bir çekim için çok korktuğu halde yine o uçağa bindi. Ve hayatını çok inandığı bir yolda yitirdi. Ölümünün böyle olması beni daha da fazla etkiledi.
MÜNİR ÖZKUL : Çok, çok, çok üzgünüm. Şoktayız. Sanatçılığının ötesinde çok iyi dostumdu. Mükemmel bir insandı. Kemal sürekli beni arayarak sağlık durumumu sorardı. Allah’tan kendisine rahmet diliyorum, ailesine de başsağlığı.
AYŞEN GRUDA : Kemal benim çocukluk arkadaşım. Hakikaten değer verdiğim bir insan. Ben neden bu kadar geç müdahale edildiğini anlamıyorum ve havalimanında ihmal olduğunu düşünüyorum. Kemal uçağa binmekten ve denize girmekten çok korkardı. Keşke ısrar edilmeseydi, ama artık çok geç. 7’den 70’e herkesi bir noktada birleştiren çok değerli bir sanatçıydı. Öldü demeye dilim varmıyor. Ailesinin ve Türkiye’nin başı sağolsun.
EMEL SAYIN : Ben Kemal Sunal ile 4 filmde oynamıştım. Set aralarında hiç konuşmazdı, az insanla ilişkiye girerdi. Varlığı yokluğu belli olmazdı. Ama yönetmen motor dediği an karşımızda devleşen bir aktör olurdu. Onun çekimler sırasında orada olduğumu hissetirmeden çok izlemişimdir. Çok çekingen, fakat çok sıcak bir insandı. Onunla unutamadığım anım, yıllar önce Bebek Belediyesi Gazinosu’nda çalışırken bir gün Kartal Tibet’le kulise gelmesiydi. Kemal o sıralar Kalender Orduevi’nde askerlik yapıyordu. Ve komutanları bir konser yapmamı istemişlerdi. Bu görevi de ona vermişlerdi. Bunu benden istedi. İsterken müthiş sıkıntı yaşadı, ben kabul edince, konser sırasında ve sonrasında binlerce kez teşekkür etti. İnanılmaz ölüme kahroluyorum.
HÜLYA KOÇYİĞİT : Bir arada hiç oynamadık, ama kızım Gülşah’la oynadı. O duyduğu zaman kahrolacak. Çünkü bizim bağımız hiç kopmadı, ailece, eşiyle de çok çok yakın görüştük. Türk sineması için çok büyük kayıp ve Kemal Sunal’ın ölümü tarif edilemeyecek bir acı şu anda benim için. Allah ailesine sabır versin. Hayatında hiç uçağa binmemiş bir insan. Nereden çıktı bu şimdi, onu anlamadım. Uçaktan çok korkan ve hep karayoluyla giden bir insan. Uzak yerlere bile arabayla giderdi. Bugüne kadar uçağa bindiğini hiç duymadım. İlk defa hayatında uçağa binmeye karar veriyor belki de ve Allah nasip etmiyor. Hayret bir şey. Gerçekten çok üzüldüm. Şu anda çok şaşkın ve inanmakla inanmamak arasında bir haldeyim. Türkiye için çok önemli bir sanatçıydı.
AGAH ÖZGÜÇ : Kemal Sunal, Vahi Öz , Suphi Kaner 'lerin neslinden sonra gelen yıldız bir güldürü ustasıydı. Şener Şen 'le ikisi zirvedeydiler. Propaganda filmine kadar Yeşilçam havasındaydı; kendini tekrarlayarak oynuyordu. Ancak Sinan Çetin 'in filminde kendini aşan oyun sergiledi. Yapacağı çok şey vardı; yazık oldu.
ATİLLA DORSAY : Türk toplumunu Türk toplumu yapan temel direklerden birinin toplumu birbirine bağlayan, ortak bir gülme duygusunda, ortak değerlerde buluşturan sayılı insanlardan birinin öldüğünü düşünüyorum ve doğrusu şok geçirdim. Kendi adıma son derece üzgünüm. Kemal Sunal'ın filmlerinin televizyonlarda yıllar yılı döne döne oynamakta olması bence sosyologların ilgilenmesi gereken bir olaydı ve zaten ilgilendiler. Bu konuda yazılmış sosyolojik incelemeler var. Sinema açısından Sunal'ın filmlerini küçümsememek gerekir. Atıf Yılmaz 'la yaptığı 'Kibar Feyzo', Zeki Ökten 'le yaptığı 'Çöpçüler Kralı' ve 'Kapıcılar Kralı' gibi filmleri Türk Komedi Sineması içinde başyapıt düzeyindedir. Onun çok önemsenecek en azından bir düzine filmi olduğuna inanıyorum. Diğer filmlerinin Türk halkını yıllarca oyalamış, güldürmüş, dertlerinden uzaklaştırmış olması çok önemli bir sosyolojik olgu. Burada sinemanın da ötesine geçen birşey var. Bu açıdan bunun çok büyük bir matem olduğuna, Kemal Sunal'ın çok kısa zaman içinde bir Barış Manço gibi bütün ulus tarafından benimsenen ve adeta kült haline getirilen bir sanatçı olduğuna inanıyorum.İlk dönemde çok iyi filmleri oldu. Taze bir komedyendi. Sonra kendi kendini tekrarladı ve birbirine çok benzeyen önemsiz filmler yaptı. Son döneminde Türk sinemasının yeniden proje üretmeye başlaması sürecinde birdenbire biz Kemal Sunal'ı adeta yeniden keşfettik. Örneğin 'Propaganda' filminde Kemal Sunal, bayağı bir kompozisyon rolüyle, uluslararası komedi yıldızlarıyla, Bob Hope, Fernandel 'le boy ölçüşecek düzeyde oyun verdi. Ali Özgentürk'ün yeni projesi de çok iddialı bir projeydi. O filmde de çok iyi olacaktı buna inanıyorum. Ama kader buna imkân vermedi. Sanıyorum onun en olgun dönemi olacaktı. Çok daha kalıcı filmler üretecekti ama kısmet olmadı.
FİLMLERİ:
Propaganda (1999)
Varyemez (1991)
Koltuk Belası (1990)
Boynu Bükük Küheylan (1990)
Abuk Sabuk Bir Film (1990)
Zehir Hafiye (1989)
Talih Kuşu (1989)
Gülen Adam (1989)
Sevimli Hırsız (1988)
Uyanık Gazeteci (1988)
Polizei (1988)
İnatçı (1988)
Öğretmen (1988)
Düttürü Dünya (1988)
Bıçkın (1988)
Yakışıklı (1987)
Japon İşi (1987)
Kiracı (1987)
Yoksul (1986)
Tarzan Rıfkı (1986)
Garip (1986)
Deli Deli Küpeli (1986)
Davacı (1986)
Şendul Şaban (1985)
Şaban Papuçu Yarım (1985)
Sosyete Şaban (1985)
Gurbetçi Şaban (1985)
Katma Değer Şaban (1985)
Keriz (1985)
Atla Gel Şaban (1984)
Ortadirek Şaban (1984)
Postacı (1984)
Şabaniye (1984)
Tokatçı (1983)
Kılıbık (1983)
En Büyük Şaban (1983)
Çarıklı Milyoner (1983)
Yedi Bela Hüsnü (1982)
Doktor Civanım (1982)
Üç Kağıtçı (1981)
Kanlı Nigar (1981)
Davaro (1981)
Zübük (1980)
Gol Kralı (1980)
Gerzek Şaban (1980)
Devlet Kuşu (1980)
Korkusuz Korkak (1979)
Umudumuz Şaban (1979)
Dokunmayın Şabanıma (1979)
Bekçiler Kralı (1979)
Yüz Numaralı Adam (1978)
Kibar Feyzo (1978)
İyi Aile Çocuğu (1978)
Köşeyi Dönen Adam (1978)
İnek Şaban (1978)
Avanak Apti (1978)
Şark Bülbülü (1979)
Şabanoğlu Şaban(1977)
Sakar Şakir (1977)
Hababam Sınıfı Tatilde (1977)
Çöpçüler Kralı (1977)
Güllüşah İle İbo (1977)
Tosun Paşa (1976)
Süt Kardeşler (1976)
Meraklı Köfteci (1976)
Kapıcılar Kralı (1976)
Sahte Kabadayı (1976)
Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)
Şaşkın Damat (1975)
Hanzo (1975)
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)
Hababam Sınıfı (1975)
Köyden İndim Şehire (1974)
Salako (1974)
Salak Milyoner (1974)
Mavi Boncuk (1974)
Hasret (1974)
Canım Kardeşim (1973)
Oh Olsun (1973)
Güllü Geliyor Güllü (1973)
Yalancı Yarim (1973)
Tatlı Dillim (1972)
Dizileri:
Bay Kamber (1996)
Şaban İle Şirin (1995)
Şaban Askerde (1993)
Saygılar Bizden (1992)
Kaynaklar:
Cumhuriyet (Biyografi)
Milliyet (Ardından neler dediler)
Wikipedia (Sinematografi)[/