Tejaca.darkbb.com

İnternet Dünyasının En Seviyeli En Kaliteli Forum Sayfası
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Similar topics
    Radyo Tejaca.FM
    EN SON MESAJLAR
    Konu Yazan GöndermeTarihi
    C.tesi Ekim 07, 2017 8:13 am
    C.tesi Ekim 07, 2017 7:37 am
    Ptsi Mart 19, 2012 9:29 am
    Cuma Kas. 25, 2011 5:42 am
    Paz Eyl. 25, 2011 2:35 am
    C.tesi Haz. 11, 2011 1:46 pm
    C.tesi Haz. 11, 2011 12:44 pm
    C.tesi Haz. 11, 2011 12:21 pm
    Cuma Mayıs 27, 2011 12:14 pm
    Cuma Mayıs 06, 2011 4:46 am
    En iyi yollayıcılar
    TEJA
     
    Kralicem
     
    S3rserii
     
    voyagerm
     
    By_SeRSeRi
     
    Amon-Ra
     
    SABRİ
     
    DaRLiNG
     
    kurtCHEbe
     
    torex
     

    Paylaş | 
     

     Kralicemden siirler...

    Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Kralicem
    Uzman Üye
    Uzman Üye


    Mesaj Sayısı : 444
    Tecrübe :
    0 / 1000 / 100

    Madalyalar :
    Rep :
    10 / 10010 / 100


    MesajKonu: Kralicemden siirler...   Salı Ekim 14, 2008 11:18 am

    Sen en çok bana sustun; Ben en çok sana konuştum !!

    Meğer ''susmak'' insanın içiyle
    konuşmasıymış..
    biliyor musun; umarsız bir yıkımdı gidişin.
    liman boyu uzanan iç kanamalı bir suskunluktu
    bizden geriye kalan.

    oysa bilmeliydin; bütün bir hayatı ürpererek
    yaşama cesaretiydi aşk. ve yola çıkıldığında
    göze alınmalıydı aşkın adressizliği.

    sen bir tepeden masal gibi geldiğinde gözlerime
    ben kendi masalımı terk edip gözlerine benzeyen
    bir deniz seçmiştim kendime. bana aşkı öğretmiş
    sen yorgun terli bir tepede; bırak isyanım tam olsun
    yüreğimin sessizliğindeki kıyamete...
    bilirim sen kendince bir hayatı onarmaya düşkünsün.
    onarmak içinse gidişin; sen önce seni affet.
    adına mavi dediğin çoğul eksikliğinde...
    bazen seni affedebiliyor muydun
    beni ağladığında?
    Meğer ''susmak'' insanın içiyle
    konuşmasıymış..
    biliyor musun; umarsız bir yıkımdı gidişin.
    liman boyu uzanan iç kanamalı bir suskunluktu
    bizden geriye kalan.

    oysa bilmeliydin; bütün bir hayatı ürpererek
    yaşama cesaretiydi aşk. ve yola çıkıldığında
    göze alınmalıydı aşkın adressizliği.

    sen bir tepeden masal gibi geldiğinde gözlerime
    ben kendi masalımı terk edip gözlerine benzeyen
    bir deniz seçmiştim kendime. bana aşkı öğretmiş
    sen yorgun terli bir tepede; bırak isyanım tam
    olsun yüreğimin sessizliğindeki kıyamete...
    bilirim sen kendince bir hayatı onarmaya
    düşkünsün. onarmak içinse gidişin; sen önce
    seni affet. adına mavi dediğin çoğul eksikliğinde...
    bazen seni affedebiliyor muydun beni ağladığında?

    bir romanı bitirmiş gibiydi
    sustuğunda. bende sustum onunla. en iyi
    yaptığımdı susmak. uzun bir sessizliğin sonrasında "susuşlarımızda sen benim susuzluğumu dindirecek
    yağmurunu bulamadığını sandın ben senin yağmurunu yağdıracak o bulutunu. oysaki yağmur bulutta saklıydı
    bulutta yağmurda. susmasaydık bulacaktık" dedim.

    neden geçmişin muhasebesini yapmaya başlamıştık
    bilmiyorum. son sözleri iyice içime oturdu.


    bana bir kere susma hakkı verseydin sana neler söylemeyecektim! oysa sen hep payına susmaları aldın
    bana ise hep sessizliğin ezeceği vakitlerle
    savaşmalar kaldı. evet! susmak birilerini hep
    konuşmaya mahkum etmekti. ve en çok konuşan
    en fazla hata yapandı her zaman. en çok susanın
    hep haklı kaldığı gibi... sessizlikten korkan birine sessizlik dayatmak (hem de bir lütuf bir armağan gibi)
    işlenen en haklı suçtu. sen tüm suskunlukları kimseye bırakmayacak kadar bencil herkesi suskunluğuna
    özendirecek kadar cömerttin. sana söylenenlerle
    sana anlatılanlarla herkesin sırrını bildin ama
    kimseye bir şey söylemedin. oysa izin verseydin
    benimde sana söylemeyecek ne çok şeyim vardı.
    insanları sadece dinleyerek böyle çıplak
    böyle savunmasız bırakmayı nerden öğrendin?
    başkalarına ait bunca sırrı taşımak seni
    neden hiç yormadı?

    sen en çok bana sustun; ben en çok sana konuştum.
    sana benzemeye başladığımdaysa bende içimi
    susarak döktüm. yoksa içim dökülecekti.
    susacak hiçbir şeyin kalmadığında ise içindeki
    sessiz diyaloglarla benden çekip gittin.

    meğer susmak insanın içiyle konuşmasıymış.
    geç fark ettim!"...
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
     
    Kralicemden siirler...
    Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » sehir efsaneleri(istanbul)

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Tejaca.darkbb.com :: Sevgi Damlacıkları :: Şiir Köşesi-
    Buraya geçin:  
    Tüm Hakları Saklıdır. © 2008 Tejaca.darkbb.com - Designer TEJA
    forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blogunuzu yaratın